Warning: "continue" targeting switch is equivalent to "break". Did you mean to use "continue 2"? in /srv/www/vhosts/mavrithalassa.com/httpdocs/wp-content/plugins/wd-google-analytics/google/vendor/guzzlehttp/guzzle/src/Message/MessageFactory.php on line 197

Warning: "continue" targeting switch is equivalent to "break". Did you mean to use "continue 2"? in /srv/www/vhosts/mavrithalassa.com/httpdocs/wp-content/plugins/wd-google-analytics/google/vendor/guzzlehttp/guzzle/src/Message/MessageFactory.php on line 216

Warning: "continue" targeting switch is equivalent to "break". Did you mean to use "continue 2"? in /srv/www/vhosts/mavrithalassa.com/httpdocs/wp-content/plugins/wd-google-analytics/google/vendor/guzzlehttp/guzzle/src/Message/MessageFactory.php on line 254

Warning: "continue" targeting switch is equivalent to "break". Did you mean to use "continue 2"? in /srv/www/vhosts/mavrithalassa.com/httpdocs/wp-content/plugins/wd-google-analytics/google/vendor/guzzlehttp/guzzle/src/Message/MessageFactory.php on line 357

Warning: "continue" targeting switch is equivalent to "break". Did you mean to use "continue 2"? in /srv/www/vhosts/mavrithalassa.com/httpdocs/wp-content/plugins/wd-google-analytics/google/vendor/guzzlehttp/ringphp/src/Client/CurlFactory.php on line 363

Warning: "continue" targeting switch is equivalent to "break". Did you mean to use "continue 2"? in /srv/www/vhosts/mavrithalassa.com/httpdocs/wp-content/plugins/wd-google-analytics/google/vendor/guzzlehttp/ringphp/src/Client/CurlFactory.php on line 382
1915’TE DEVLETİN SOYKIRIMI EMRİNE KARŞI GELEN ONURLU İNSANLARI HATIRLAMAK – Mavri Thalassa

1915’TE DEVLETİN SOYKIRIMI EMRİNE KARŞI GELEN ONURLU İNSANLARI HATIRLAMAK

Aziz Küçük

“Devletin çeşmesinden su içmem.”
Koçan aşireti lideri İdare İbrahim Ağa
Çemişgezek’in Kozan bölgesinden

Ermeni soykırımının 104. yılında size bir kitap önermek istiyoruz. Burçin Gerçek’in yazmış olduğu “Akıntıya Karşı: Ermeni Soykırımında Emirlere Karşı Gelenler, Kurtaranlar, Direnenler.” İletişim Yayınları’ndan çıkan ve ilk baskısını 2016 yılında yapan kitap, soykırım sürecini farklı yönleriyle ele alan özgün ve ufuk açıcı bir çalışma. Soykırım sadece devlet eliyle tertiplenip hayata geçirilen bir operasyon muydu? Yerelde komşuluk ilişkilerinden tutun, toprak ağaları ve din tüccarlarına kadar hem maddi hem düşünsel anlamda ateşi diri tutan bir toplum söz konusuydu.

Bugün soykırımı örgütleyenlerin kimler olduğuna dair, inatçı-istikrarlı çalışmalar neticesinde, elimizde uzun bir kara liste var. Fakat soykırıma karşı çıkmış ve sadece karşı çıkmakla kalmayarak iyi bir insan olmanın gerekliliklerini, soylu davranışlarıyla bu topraklara göstermiş insanlardan da artık bahsedebiliriz. Halep ve Konya valisi Celal Bey, Diyarbakır Vali vekili Hamdi Bey ve Kütahya Mutasarrıfı Faik Ali Bey aklıma ilk gelenlerden. Bugün uçurumun kenarından yürümeye çalışan Türkiye’de; savaşın tırmandığı, istikrarın teminatı olarak gösterilen linçlerin toplumun tüm kesimine yayıldığı bir süreçte, yukarıda saydığımız insanlar gibilerine daha çok ihtiyacımız var.

Aranan kudret damarlardaki asil kanda değil, toplumun vicdanında. Yazarın teşekkür kısmında da bahsettiği gibi, çeşitli vesilelerle Hrant Dink, soykırımdan hayatta kalanlar ve soykırıma karşı çıkanlarla ilgili araştırmaları gündeme etmeye çalıştı. Bu kitap Hrant’ın bu dileğini gerçekleştirmek için atılan ilk adım olarak da okunabilir.

Vicdanın bir meziyet veya yetenek olmadığını hatırlamak

Özellikle 1914-1922 yılları arasındaki soykırım sürecinde, iyi insan olmak kriterleri oldukça alt seviyelerdeydi. Örneğin “yetim” kız çocuklarını sahiplenerek tarla ve evlere “çökenler”, baltayla değil de silahla öldürenler, erkekleri hizmetçi olarak alıp “hidayet’e” erdirenler ve kadınları haremine katanlar iyi insan olarak değerlendiriliyordu. Bir de “bu iyilerin” dışında, dünya yaratıldığından beridir iyi olan insanlar var ki, büyük insanlık ailesinin şeref tribününde otururlar. Bu kitap işte onların hikayelerini-yaşanmışlıklarını anlatıyor. Benim en çok etkilendiğim kişi ise Sivas bölgesinde yaşayan ve Ermeni arkadaşlarını sadece saklamakla kalmayıp onlara hayatta kalmaları için silah gibi küçük hediyeler veren Çerkes Emir Paşa’dır. Soykırım sürecinde masumiyetini kaybeden ve katil olan oğluna şunları söylemiştir:

“Seni serseri! Bir gün gelecek, bu yaptıkların yüzünden asılacaksın. Darağacına çıkacaksın. Ve ipini ben çekeceğim. O gün, senin cesedinin başında oturup rakı içeceğim. Yüreğim ancak o zaman soğur.”

1915 ve sonrasında devletin emirlerine karşı gelen onurlu memurlar, köylüler, sıradan insanlar ve bazı din görevlileri hala isimlerinin hatırlanmasını bekliyorlar.

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.