Down with genocide! Let’s break the 100-year silence on the Pontos Genocide!

May 19, 1919. Exactly 100 years ago. May 19 is not a celebration day; it is the day of remembrance of the Pontos-Greek genocide!

This day, the beginning of the genocide in 1919 for the Pontos-Greeks in the Black Sea region, is unfortunately celebrated in Turkey, as “Remembrance Day of Mustafa Kemal Atatürk” and as “Youth and Sports Day”. This day is also recognized as the beginning of the Turkish war of liberation (although there never was a war of liberation, this was only a war of purification against the other peoples in the country). So the war of liberation is a lie.
Mustafa Kemal Atatürk went to Samsun that day to continue the genocide of the Pontus Greeks. It is outrageous that genocide is called a war of liberation. Unfortunately, the Turkish Republic was built on genocides.

Turkish-Islamic synthesis, which massacred Armenians, Syrians, Yazidis, Assyrians, Pontus and Asia Minor Greeks 100 years ago, continues today to pursue the same mentality by massacring the Kurds.

Since the foundation of the Turkish Republic, Turkey has been administered with the monist perspective of the Young-Turks. The colonialist state of Turkey, with all its governments up to the present Erdogan’s AKP government, has not acknowledged the genocide for more than 100 years, on top of that they denied it. Since its foundation, at that times with Kemalism marked by Turkish nationalism, today strengthened by Erdogan’s Islamist identity, denial and massacres have been more pronounced today.

Today, under the guise of the fascist Erdogan and his ruling  AKP, we are fighting with the same Kemalist genocides.

Dear Pontos-Greek friends, we, the Turkish-Kurdish socialists, democrats and revolutionaries stand with you. We share your pain from the bottom of our hearts. We stand with you because the same political attitude that killed your ancestors 100 years ago also killed the Armenian socialist Paramaz and his comrades, the founders of the Communist Party Mustafa Suphi and his friends, the leaders of the Kurdish people Aliser, Zarife, Seyit Riza and Seyh Sait, who advocated diversity in Anatolia and coexistence.

As a result of the genocidal mentality, neither aforementioned identities nor their culture could be preserved in Trapezunta, Kerasunta, Amisos, Argiropolis, Sinope, Kotyora, Rhizios, Amasis, Evdoksia, i.e. in all Pontus Greek places. Millions of Pontus Greeks live far away from their homeland.

We know that ruling classes and rulers have made the decision about the genocide, but we also know that our peoples have been poisoned by this nationalist, racist perspective. The only way to dismantle this poison is resisting against it.

And even if 100 years have passed, we still continue our resistance. We will certainly be successful if we unite our peoples as brothers and sisters.
Today Erdogan fascism, the war against the Kurds, the denial of the Alawites, the Armenians, the Assyrians and all others can only be stopped if we acknowledge the genocide of the Pontos Greeks. Turkish state’s racist and fascist way of thinking can only be defeated by the internationalist, egalitarian and free struggle of our peoples.

Genocide is a human crime!
Human crimes are not time-barred!
Long live the alliance of the peoples!

SYKP (Party of Socialist Refoundation-Turkey)

19 Mayıs Bayram Değil, Pontos Rum Soykırımını anma günüdür!

PONTOS SOYKIRIMININ 100. YILINDA SESSİZLİĞİ KIRALIM!

Pontoslu Rumlar için soykırımın başlangıç günü olan 19 Mayıs 1919, bugün Türkiye’de ne yazık ki “Gençlik ve Spor Bayramı” olarak kutlanıyor.

Türkiye Cumhuriyeti soykırımlar üzerine inşa edilmiş bir devlettir ve aradan 100 yıl geçmiş olmasına rağmen bu soykırımlarla yüzleşilememiştir. Hala devam eden Türk-İslam sentezi perspektifi, 100 yıl önce Ermenileri, Süryanileri, Ezidileri, Pontos ve Küçük Asya Rumlarını katlederken, bugün de Kürtleri katletmeye devam ediyor.

Türkiye Cumhuriyeti kuruluşundan bu yana İttihat ve Terakki’nin tekçi zihniyetiyle yönetilmekte. 100 yıldır yüzleşilemeyen soykırımcı zihniyet, bugünkü AKP iktidarıyla birlikte sadece Türkiye için değil, bütün Ortadoğu için büyük bir kabus haline geldi.

Kemalizmin tekçi, Türkçü karakteri bugün Erdoğan’ın İslamcı kimliğiyle daha da güçlenerek inkarı ve katliamlarını sürdürüyor. Bizler bugün Erdoğan ve AKP kılığında yine aynı Kemalist soykırımcı zihniyetle mücadele etmekteyiz.

Değerli Pontoslu Rum dostlarımız, bugün Türkiyeli ve Kürdistanlı sosyalistler, demokratlar, devrimciler olarak sizlerin yanınızdayız. Acınızı yüreğimizde hissediyor ve paylaşıyoruz. Yanınızdayız çünkü 100 yıl önce sizlerin ebeveynlerini katledenlerle Anadolu’da halkların eşit ve özgürce birarada yaşamasını savunan önderlerimiz olan Ermeni sosyalisti Paramaz’ları, Türkiye Komünist Partisi Kurucuları olan Mustafa Suphi ve arkadaşlarını, Kürt halkının önderlerinden Ali Şer’i, Zarife’yi, Seyit Rıza’yı, Şeyh Sait’i katledenler aynı siyasi iradeydi.

Bu zihniyetin sonucu olarak bugün Trapezunta, Kerasunta, Amisos, Argiropolis, Sinope, Kotyora, Rhizios, Amasis, Evdoksia yani Pontos’ta yaşayan pek çok Rum kendi kimliğine ve tarihine sahip çıkamamakta, milyonlarca Pontos Rumu ise anayurtlarından uzakta yaşamakta.

Biliyoruz ki soykırımların kararını egemen sınıflar ve yöneticiler vermiş olsa da halklarımız da bu milliyetçi, ırkçı perspektiften zehirlenmiştir. Bu zehri halklarımızın bünyesinden söküp atmak ancak onunla yüzleşmekle mümkün olacaktır. Ve biz 100 yıl geçmiş de olsa bu yüzleşmeyi sağlamak için mücadele ediyoruz. Mutlaka başaracağız, halklarımızın yeniden kardeşçe kucaklaşmasını sağlayacağız.

Bugün Erdoğan Faşizmine, Kürtlere karşı yürütülen savaşa, Alevilerin inkarına, Ermenilerin, Süryanilerin yok sayılmasına karşı mücadele ancak ve ancak Pontos Rumlarına yönelik soykırımla yüzleşerek başarıya ulaşabilir. Bu ırkçı, faşist zihniyet ancak halklarımızın enternasyonalist, eşitlikçi ve özgürlükçü mücadelesiyle yenilgiye uğratılabilir.

Biz Türkiye’de faaliyet yürüten Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi olarak diyoruz ki;

  • Pontos Soykırımı kabul edilmeli ve soykırıma uğrayan bütün halklardan özür dilenmeli,
  • Anavatanından sürgün edilen ya da gizli yaşamak zorunda olan bütün Rumlar kendi kimlikleriyle vatandaşlığa kabul edilmeli ve tüm hakları, malları iade edilmeli,
  • Bütün gizli arşivler açılmalı, soykırıma karışan halkların tarihsel gerçeklerle yüzleşmesi sağlanmalı!

Soykırımlarla yüzleşelim, sosyalizmde birleşelim!

Yaşasın tüm dünya halklarının eşit, özgür birlikteliği!

Kahrolsun ırkçılık ve faşizm!

Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) – Avrupa

18 Mayıs 2019

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.