MAKEDONYA SORUNU VE YUNANİSTAN

Tamer Çilingir

Türkiye’nin kendi gündemi dışında bugünlerde en çok duyduğumuz isim Makedonya. Gün geçmiyor ki Yunanistan’da Makendonya konulu bir protesto gösterisi olmasın. Peki nedir bu protesto gösterilerinin arkasındaki sebep?

Yıllardır uluslararası siyaset arenasında büyük sorun olan Makedonya ismi tartışmaları SYRIZA hükümetiyle Üsküp yönetiminin yaptığı anlaşma sonrası yeni bir boyuta sıçradı. Yeni anlaşmaya göre Makedonya Cumhuriyeti Kuzey Makedonya ismini kabul etti, NATO ve Avrupa Birliği üyeliğinin yolu açıldı.

Ancak SYRIZA hükümetinin bu anlaşması sokaklarda kabul görmedi. Gün geçtikçe artan gösterilerle bu yeni isim protesto edildi.

Sokaklarda hemen her gün insanlar haykırmaya başladı: Makedonya Helendir, orada yaşayanlar “Makedonya” ismini kullanamaz.

Kimdir bu göstericiler ve bu sloganla ne amaçlıyorlar?

Yunanistan milliyetçileridir deyip geçilebilecek eylemler midir bunlar?

Bu eylemlerin niteliğini ve sebeplerini anlayabilmek için aslında tarihe bakmak gerekiyor.

Makedonya ilk nasıl bu ismi almıştır, hangi kimliğe sahip insanlar bu topraklarda yaşıyordu, bugün yaşayanlar kimlerdir?

İşte asıl bakmamız gereken yer burası. Bugün Makedonya’da yaşayanlar Makedonya’nın kurucularının kökeninden mi geliyor? Yani onlar Helen mi?

MÖ 7. YÜZYILDA KURULAN MAKEDONYA KRALLIĞI

Uzun veya yüksek anlamına gelen Makedon, MÖ. 7. Yüzyıl’da kurulan Makedonya Krallığı’nın ismi olmuştur. Makedonya Krallığı”nın aldığı bu ismin tarihçesi de yine bir Helen mitolojisine dayanır.

Uzun veya yüksek anlamındaki Makedon genel olarak eski kabililerin mesken edindiği Pindos sırtlarını ifade eder. Sonraki dönemlerde yaşayan Makedonlar kendilerini mitolojik figürlerle bağdaştırmışlardır ve bunların en çok kabul göreni de Zeus ile Deukalion’un kızı Thyia’nın oğlu, Aiolos ve Hellen’in oğlu, Doros’un kardeşi Makedon’dur.

Helen krallığı olan Makedonya”nın dünyanın birçok toprağına sahip olduğu zaman ise Büyük İskender olarak bilinen Makedon Kralı’nın dönemine rastlıyor. Büyük İskender aynı zamanda ilk Helen Birliği”ni oluşturan da kral olarak da tarihe geçer.

Antik Makedonya’nın coğrafi sınırları bugünkü Sırbistan, Bulgaristan ve Yunanistan’ın toprakları içinde yer alıyor. Ancak MÖ. 356 ile 323 yılları arasında Makedon Kralı Büyük İskender ile birlikte Makedonya Krallığı’nın sınırları nerdeyse bilinen dünyanın yarısına kadar ulaşıyor. Büyük İskender yönetimindeki Makedon Krallığı Pers İmparatorluğu’nu yenerek Yunanistan’dan Hindistan’a kadar topraklarda Helen kültürünü yayar. Büyük İskender özellikle coğrafya ve doğa tarihi gibi konularda ve diğer bilimsel konularda yapılan araştırmalar büyük uygarlık merkezlerinin geliştirdiği bilgi birikiminin ortak bir potada kaynaşmasına zemin hazırlar. MÖ 323’te Büyük İskender”in ölmesiyle Makedon Krallığr topraklarını kaybetmeye başlar, tarih sahnesinden silinmesi ise MÖ 168’de Roma İmparatorluğu’na yenilmesiyle yaşanır.

Helenlerin yaşadığı Makedon toprakları bu tarihten itibaren pey der pey ama özellikle Milattan Sonra 9. Yüzyıldan itibaren yoğun olarak Slav istilasına uğrar. Ardından 1014 tarihine kadar Bulgarların hakim olduğu Makedon toprakları, Bulgar imparatorluğunun Doğu Roma (Bizans) tarafından yıkılması sonrası Doğu Roma İmparatorluğu’nun hakimiyetine girer.
Bu arada 867-1057 yılları arasında Doğu Roma İmparatorluğu’ndaki imparatorlar ve imparatoriçeler arasında  sekiz imparator ve iki imparatoriçe Makedon kökenlidir.

13.yüzyılın ilk çeyreğinde 20 yıl hüküm süren Latin Krallığı yine Makedonya toprakları üzerinde kurulmuş olsa da 1230’da yeniden Bulgarların, 1280’de ise Sırpların egemenliğine geçer.

OSMANLI DÖNEMİ
Makedonya’ya ilk Osmanlı saldırısı 1324 yılında yapılmış olsa da 1396 (Niğbolu Savaşı) yılında hakimiyet sağlanır. Osmanlı’nın Fetret Devrinden sonra kimi şehirler Osmanlı’nın elinden çıkmış olsa da Osmanlı’nın tam hakimiyeti tarihte 2.Kosova Savaşı diye bilinen (1448) savaş sonrasındadır. Bu tarihten itibaren Makedonya hızla İslamlaştırma sürecine girer. 1913 yılına kadar Osmanlı egemenliğinde kalan Makedonya toprakları özellikle 19.yüzyılda çeteler arası savaşlara sahne olur. Özellikle Fransız İhtilalinin de etkisiyle ulusal kimlikli mücadelelerin ve onlara karşı yürütülen kontra saldırıların merkezi olur.

Osmanlı hakimiyetindeki Makedonya; Üsküp, Manastır [Bitola] ve Selanik’ten oluşan bir vilayettir. Makedonya’nın, Osmanlı egemenliğinden çıkmasına sebep olan ilk olaylar, 1893 yılında kurulan Makedonya İç Devrimci Örgütü’nün [Vnatreşna Makedonska Revolucionerna Organizacija] Aya İlaya gününde 2-3 Ağustos 1903 gecesi, “Makedonya, Makedonyalılarındır” sloganıyla ayaklanmasının ardından başlar.

2. Balkan Savaşı’nın ardından 10 Ağustos 1913 yılında imzalanan Bükreş Anlaşmasıyla, Makedonya’nın kıyı bölgesi (Ege Makedonya’sı) Yunanistan’a, iç bölgesi (Vardar Makedonya’sı) Sırbistan’a verilir. 2. Balkan savaşının mağluplarından biri olan Bulgaristan’a ise Makedonya’nın Strumica (Pirin Makedonya’sı) bölgesi kalır. 2. Dünya Savaşı’nda Almanların yanında saf tutan Bulgarlar, Makedonya’nın Sırbistan ve Yunanistan sınırlarındaki topraklarını yeniden işgal etse de savaş sonrası yenilince tüm bu toprakları geri verir.

Osmanlı döneminde Müslüman nüfusu bakımından oldukça yoğun olan Makedonya, Osmanlı sonrası yaşanan siyasi ve toplumsal değişimler nedeniyle büyük göçlere sahne olur. Buna rağmen, bugünkü Makedonya devleti sınırları içinde ciddi bir Müslüman ve kendisine Türk diyen nüfusu bugün de yaşıyor.

YUGOSLAVYA DÖNEMİ
1918 yılında kurulan Yugoslavya Krallığı (Sırp-Hırvat-Sloven Krallığı) sınırları içinde  yer alan Vardar Makedonya’sı, 2. Dünya Savaşı’ndan sonra, yerini Tito’nun kurduğu Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti’nde Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti’ni oluşturan altı federe cumhuriyetten biri olur. Ve bu bölge 1944 yılından itibaren ‘Makedonya Sosyalist Cumhuriyeti’ olarak adlandırılır.

Diğer tüm sosyalistler ülkelerde olduğu gibi yaşanan ‘değişim’ Makedonya Sosyalist Cumhuriyeti’nde yapılan bir referandumla, 8 Eylül 1991’de yapılan referandumun ardından bağımsızlık ilanıyla sonuçlanır ve ismindeki sosyalist tanımlaması çıkarılarak Makedonya Cumhuriyeti olarak değiştirilir.

 

YUNANİSTAN’IN MAKEDONYA İSMİNE İTİRAZI
Makedonya Cumhuriyeti”nde yaşayanların artık Helen kökenli olmadığından yola çıkan Yunanistan, 27 Haziran 1992 tarihinde Üsküp yönetiminin bu ismi kullanarak kendi topraklarında hak iddia ettiğini ileri sürerek ‘Makedonya Cumhuriyeti’ ismini değiştirmesini talep eder. Üsküp yönetimi bu talebi reddeder.

GEÇİCİ İSİM
Makedonya, Yunanistan ile arasındaki isim tartışması sebebiyle, BM’ye ancak 8 Nisan 1993 tarihinde ve “Eski Yugoslavya Cumhuriyeti Makedonya” geçici ismi ile üye olabilir.
Yunanistan’a göre, 17 Kasım 1991’de kabul edilen ilk Makedonya Anayasası, kuzey Yunanistan’daki Makedonları ayrılıkçı eylemlere kışkırtan ve Yunan toprakları üzerinde yayılmacı emeller güden maddeler içerir. Özellikle 49’uncu maddedeki, “Makedonya Cumhuriyeti, komşu ülkelerde yaşayan Makedon milletine mensup kişilerin ve Makedon sürgünlerin statü ve haklarını korur, kültürel gelişimlerini destekler, onlarla ilişkileri teşvik eder” ifadesi Atina açısından çok tehlikelidir. Bu sebeple, Yunanistan, uluslararası sahadaki mensubiyetlerini de kullanarak, Makedonya üzerinde baskı politikası uygulamaya başlar. Yunanistan’ın dayatmalarına daha fazla direnmeyen Makedonya, ABD’nin arabuluculuğunda, Yunanistan ile 13 Eylül 1995 tarihinde New York’ta imzaladığı Geçici Anlaşma [Interim Agreement] sonrasında, bayrağını ve anayasasındaki bazı maddeleri kaldırılır. Makedonya, aynı anlaşma kapsamında bayrağını da değiştirir. Yerine kırmızı fon üzerinde altın renkli bir güneş bulunan bugünkü bayrağını benimser.

Bundan sonra Makedonya Cumhuriyeti, BM Güvenlik Konseyinin üç daimi üyesi olan Rusya ve Çin de dâhil olmak üzere, 125 civarında ülke tarafından anayasal ismi ile tanınır. Bir diğer BM Güvenlik Konseyi daimi üyesi Amerika Birleşik Devletleri ise 2004 yılında, Makedonya’yı anayasal ismiyle tanır. Yunanistan’ın yoğun tepki gösterdiği Makedonya, IMF ve Dünya Bankası kredilerine ancak bu tanınmanın ardından kavuşabilir.

Yine de bu dönemde Yunanistan hükümetlerinin farklı tepkilerine rağmen işadamlarının Makedonya ile yoğun ilişkilerinin de olduğundan bahsetmek mümkün. Birçok Yunan işadamı yayınladıkları finansal raporlarda da Makedonya ismini rahatlıkla kullanırlar.

KUZEY MAKEDONYA İSMİ ÇÖZÜM MÜ?

2018 yılına gelindiğinde ise diplomatik süreç biraz farklı yaşanır. Atina Yönetimini’nin Makedonya Cumhuriyeti”ne Kuzey Makedonya”, “Vardar Makedonyası” şeklinde coğrafi nitelemeler içeren isim önerilerine ret cevabı veren Üsküp yönetimi bu defa yeşil ışık yakar.

Mayıs 2018 tarihinde  BM himayesinde 6 ay süren müzakerelerden sonra ve ABD ile Almanya’nın da yoğun baskıları sonucu geçtiğimiz ay bir anlaşma yapılır.

Anlaşma ana hatları ile Makedonya Cumhuriyeti’nin ismini “Kuzey Makedonya Cumhuriyeti” olarak değiştirmesini, Yunanistan’ın ise bu ülkenin AB üyelik müzakereleri ve NATO üyeliği için yıllardır sürdürdüğü vetolarını kademeli olarak kaldırmasını öngörüyor.
SYRIZA lideri Çipras ile Üsküp yönetiminin 2016’da iktidara gelen lideri Zoran Zaev arasında yapılan bu anlaşma sonrası Üsküp’te Ekim ayında yapılacak referandum sonrası karar kesinleşecek.

YUNANİSTAN’DA ANLAŞMAYA TEPKİLER

Ancak tepkilerini protesto gösterileriyle ortaya koyan  Yunan halkının büyük bir çoğunluğu Üsküp yönetiminin uluslararası platformda “Kuzey Makedonya Cumhuriyeti”, ülke içinde ise “Makedonya” isimlerini kullanmasını ve ülkede konuşulan dilin de “Makedonca” olarak anılmasını kabul etmiyor.
Hemen her gün binlerce insanın katıldığı protesto gösterilerinde yapılan anlaşmanın iptal edilmesi talep ediliyor.

3 bin yıllık Helen geçmişinin yanı sıra, antik Makedonya’da Helence konuşan, Helen kültürünü yaşayan Helenlerin yerine bugünkü Vardar Makedonyası’nda 9.yüzyıldan itibaren oraya dışarıdan gelmiş Slavlardan oluşan çoğunluğun oluşturduğu bu devletin Makedonya ismini kullanması kendileri ile de çelişen bir durum.

Öyle ki daha sonra bir çok imparatorluğun demografik yapısını yüz yıl içinde bir çok kez değiştirdiği göz önüne alındığında ve bugün nüfusunun yüzde 64 Makedon, yüzde 25 Arnavut, yüzde 4 Türk, yüzde 2 Sırp olduğu göz önüne alındığında Üsküp yönetiminin siyasi arenada hangi kesimlerce desteklenip, yönlendirilebileceği de anlaşılabilir.

Helenlikle bir ilgisi olmayan bir ülkenin ısrarla bir Helen ismini kullanmasına karşı çıkış haklıdır. Ancak bugün Yunanistan’da da bu konuya ilişkin değişik düşünceler savunuluyor. Hatta anlaşmanın ardından Yunanistan’da Çipras hükümetinin küçük üyesi milliyetçi ANEL (Bağımsız Helenler Partisi) koalisyondan ayrılacağını açıkladı.
Öyle hiç de sanıldığı gibi ‘milliyetçi’ Helenlerin tümü bu konuya karşı değiller. Başta Yeni Demokrasi Partisi (Başkan Miçotakis anlaşmaya karşı olmasına rağmen) içinde de ciddi bir kesim bu anlaşmaya sıcak bakıyor.

 

Son olarak:

Üsküp yönetimi yeni adıyla AB ve NATO üyelikleri için başvuru yaptı.
NATO, Kuzey Makedonya’nın dilekçesini ‘memnuniyetle’ kabul etti.

Hollanda başta olmak üzere bazı AB üyeleri ise ‘müzakerelere hazır olmadığı’ gerekçesiyle Kuzey Makedonya’nın başvurusunun reddini istiyor.