PONTOS RUM SOYKIRIMINA KARŞI ÇIKAN NAMUSLU MÜSLÜMAN KARADENİZLİLER

Tamer Çilingir

Pontos Rum Soykırımı 353 bin Rumun acımasızca katli, sadece Karadeniz’de 200 bine yakın Rum’un ‘’mübadele’’ adı altında sürgün edilmesiyle sınırlı kalmamıştı. Bu katliamdan, insanlığını yitirmemiş namuslu Müslüman Pontoslular da payını almışlardı. Bu namuslu insanlar, herşeyden önce insan olduklarının bilinciyle yapılan haksızlıklara karşı çıktılar, tavır aldılar. Yeri geldi partizanlara evlerini açtılar, yeri geldi katledilmek için aranan Rumları sakladılar. Bunlar arasında müftüler, belediye başkanları, subaylar ve kadınlar da vardır. Kimileri sürgün edildi, kimileri yıllarca hapis yattı, kimileri çeteler tarafından öldürüldü, kimileri de İstiklal Mahkemelerinin kararlarıyla idam edildi. İşte bu namuslu insanlardan bazıları:

RUMLARI SAKLADIKLARI İÇİN TUTUKLANAN 31 MÜSLÜMAN KADIN

4 Ekim 1921 tarihinde  Merkez Ordusu Kumandanlığına  yolanan 1028 Numaralı ve 10.Fırka Kumandanı İsmail imzalı bir telgraf 31 Müslüman kadının, Rumları saklamak suçundan İstiklal Mahkemesine sevkedilmek üzere tutuklandığını öğreniyoruz.

’’ Merkez Ordusu Kumandanlığına

Rumların iç kısımlarına gönderilmelerinde, bir bölümü gizlenmiş ve bir bölümü de gönderildikten sonra firar edip gelerek gizleniyor durumda bulunmuş iken, bu kere açığa çıkarılan 132 erkek ve 5 kadın olmak üzere 137 Rum bugün sabah vakti Samsun’dan Amasya’daki İstiklal Mahkemesi’ne gönderilmiş ve eşkiya ile temasta bulunan ve evinde sevke  tabi Rum saklayan 31 kadın aynı şekilde İstiklal Mahkemesi’ne sevk edilmek üzere hükümette tutuklu olarak bulunduğu arz olunur.

                                                                                                                          10.Fırka Kumandanı İsmail ’’ (1)

RUMLARA YARDIM ETTİĞİ GEREKÇESİYLE GÖZALTINA ALINAN 56 MÜSLÜMAN

29 Eylül 1921 Perşembe günü ile  5 Ekim 1921 Çarşamba günleri arasında TBMM gizli oturumlarında Koçgiri’nin yanısıra Pontoslu Rumlara yönelik uygulamalar gündeme getirilip tartışılırken, milletvekillerden bir kısmı yapılanlardan Nurettin Paşa’yı sorumlu tutarak görevden derhal alınmasını isterken, bazıları da Nurettin Paşa’nın asılmasını istediler.  TBMM’de bu konudaki gizli oturumlar Mustafa Kemal’in karşı çıkmasına rağmen meclis, Nurettin Paşa’nın görevden alınmasına ve muhakeme edilmesine karar verdi. Ayrıca Koçgiri ve Pontos ’İsyanları’nı yerinde incelemek için bir araştırma heyeti kurulmasını kararlaştırdı. (2)

’’Bütün Rumlarda bir devlet mefkuresi vardır.Fikrimizce, memleketimizdeki Rumlar bir yılandır. Bu yılanların zehirleri kadınlardır’’ Nurettin Paşa İzahnamesi’nden (3)

Böyle diyordu izahnamesinde, yaptığı zulmün haklılığını ispat etmek için. O, hem Koçgiri’de hem Pontos’da kadın, erkek, çoluk çocuk ayırmaksızın kan döken Mustafa Kemal’in sadık askerlerinden Merkez Ordusu komutanı Nurettin Paşa, namı diğer Sakallı Nurettin Paşa idi. Adı daha sonra İzmir’in yakılmasında da geçecekti.

4 Ekim 1921 yılındaki TBMM gizli oturumunda hakkında soruşturma açılmasından ve kendi yaptığı izahnamesinden öğreniyoruz bu 56 Müslümanın yaşadıklarını. Meclis soruşturması 10 maddeden oluşmaktadır. 5.madde ise  ’’ 56 Müslüman’ı Samsun’da alıkoymak’’tır.

Nurettin Paşa 3 Ocak 1922’de TBMM’e sabık merkez ordusu komutanı imzası ile sunduğu yeni belgelerden ‘’5.maddeye lahikadır’’ başlığı ile yazdığı bölümde:

’’Bu 56 kişinin içerisinde masumların da olabileceği ancak bu yüzden önce masumların ve suçluların tespitine girişildiğini bildirmiştir. Müftü ve belediye reisi, heyeti tahkikiyenin sorularına cevap vermemek ve orduyu tahkir etmek cüretini göstermiştir.’’ (4) diyerek müftü ve belediye reisinin de ‘’Pontusçulara yardım etmek’’ suçundan alıkoyulduğunu itiraf ediyordu.

İDAM EDİLEN İKİ MÜSLÜMAN KARDEŞ MEHMET VE HAKKI

Samsun’un Vezirköprü ilçesinde bulunan bir hapishanede yatmakta olan Rumlara yardım ettiği gerekçesiyle hapishane gardiyanlarından Uzunoğullarından Halil oğlu Mehmet ve kardeşi Hakkı da bu zulümden payını hayatlarıyla öderek alırlar.

Aynı zamanda orduda görevlidir iki kardeş. Ancak yapılan haksızlıklara, katliamlara karşıdırlar. Her şeyden önce insan oldukları için de, Pontos’un karanlığa gömüldüğü o günlerde mazlumdan yana tavır alırlar.

Amasya’da Büyük Müllet Meclisi seçilmiş üyelerinden oluşan Samsun Bölgesi İstiklal Mahkemesinde yargılanırlar. İstiklal Mahkemesi her ikisi hakkında da idam kararı verir:

‘’Karar: Vezirköprü kazasının Danabaş köyünden Uzunoğullarından Halil oğlu 1899 doğumlu Mehmet’in Pontus meselesinden dolayı tutuklu bulundukları hapishanede gardiyan bulunduğu bir zamanda adı geçenlerin dışardan haberleşmesini sağladığı ve özellikle tutuklulardan Deli Mina tarafından yazılan ve kendilerini hapishaneden kurtarması isteğini taşıyan mektubu Vezirköprü’de eşkiyalık yapan Rum çetelerine götürdüğü ve çetelerden aldığı cevap mektubunu taşıyarak ve kardeşi Hakkı ile birlikte geri dönüp yine tutuklular tarafından yazılan bir mektup ve satın alınan bir yük üzümü kardeşi adı geçen Hakkı’ya teslim ederek çetelere gönderdiği dinlenilen şahitlerin ihbarlarıyla sabit olduğundan adı geçenlerin yüce askerlik mesleğinden uzaklaştırılarak Amasya’da asılarak  idamına karar  verilmiştir.’’ (5)

Rumları sakladıkları gerekçesiyle gözaltına alınan 31 kadın ve Nurettin Paşa’nın gözaltına aldığı içlerinde belediye başkanı ve müftünün de olduğu 56 kişinin isimlerini şimdilik bilmiyoruz. Tabi akibetleri hakkında bilgi sahibi değiliz.

Resmi tarihin karanlık sayfaları gerçeklere ulaşmamıza engel oluyor çünkü. O günlerde yaşanan onca acının ardından, baskıyla sindirilen, çeşitli kaygı ve korkular taşıyan insanların yaşanan gerçekleri unutmadıklarından şüphe yok. Ama bu insanlar 2014 yılında yaşamıyorlar artık. Onların çocukları, torunları, onlardan kalan belge, döküman ve anlatımlarla bu tarihe ışık tutabilirler elbet.

Kimbilir belki bir gün, Samsun’da birileri benim anneannem ya da babaannem o onurlu, namuslu 31 Müslüman kadından biriydi, o müftü ya da o belediye başkanı ya da o 56 kişiden biri benim büyükbabamdı, dedemdi  diyerek ortaya çıkacak ve onlara ne olduğunu öğreneceğiz.

Mehmet ile Hakkı’nın akrabaları olanlar da birgün bu namuslu insanların yakınları oldukları için göğüslerini gere gere dolaşacaklar aramızda.

(1)    Pontos Meselesi, Yılmaz Kurt, TBMM Kültür Sanat Yayın Kurulu Yayınları,  Ankara 1995, Sayfa 402

(2)    TBMM Gizli Celse Tutanakları, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Cilt 2, 1985 Ankara, Sayfa 252-287

(3)    İki İsyan Pontos, Koçgiri; Bir Paşa Nurettin Paşa, Prof.Dr. Mustafa Balcıoğlu, Nobel Yayın Dağıtım, Ankara, Haziran 2000, Sayfa 275

(4)    İki İsyan Pontos, Koçgiri; Bir Paşa Nurettin Paşa, Prof.Dr. Mustafa Balcıoğlu, Nobel Yayın Dağıtım, Ankara, Haziran 2000, Sayfa 282

(5)    Pontos Meselesi, Yılmaz Kurt, TBMM Kültür Sanat Yayın Kurulu Yayınları,  Ankara 1995, Sayfa 393

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.