SOYKIRIMCILARIN YENİ HEDEFİ: TAMER ÇİLİNGİR

Tamer Çilingir Pontos’un aydınlık yüzüdür.
Türkiye devletinin yüz yıllık yalanlarını ortaya çıkaran, özellikle Pontos Rum Soykırımı ile ilgili 2016 yılında Belge yayınlarından ‘Pontos Gerçeği’ adlı kitabı yayınlanan birçok gazete ve dergiye Türkiye Cumhuriyeti devletinin kuruluşuna ilişkin makaleler yazan, bu konuda Avrupa’nın bir çok yerinde konferans, seminer ve panellere katılan araştırmacı yazardır.

2018 yılının 19 Mayıs’ında Selanik’te düzenlenen Soykırım Anması sırasında yaptığı konuşmanın ardından Türkiye devletini yöneten kontrgerilla çeteleri tarafından hedef haline getirilmek istenmiş ikinci bir Hrant Dink cinayetinin hazırlıklarına girişilmiştir.

Her konferans, seminer, panel öncesi ve sonrasında uyarı adı altında ölümle tehdit edilmiştir, edilmektedir. Üstelik sadece kendisi değil ailesi ve yakınları da tehdit altındadır.

27 Mayıs 2018 yılında ise sözde gazeteci, kontrgerilla kalemşoru Banu Avar’ın
‘Sıra geldi Pontus soykırımı ile suçlanmaya! * * * 19 mayıs 2018’de Selanik’de Yunan yetkililer ve Tamer Çilingir adlı şahsın sahnelediği aşağılık oyun! * * * Türkiye’yi Pontus Soykırımı ile suçlama harekatı için…’ yazısıyla hedef gösterilmesinin ardından 21 Mayıs 2019 tarihinde bu kez Güneş gazetesinde ‘Solcu yazardan Atatürk’e hakaret’ başlıklı bir haber yayınlanarak Tamer Çilingir bir kez daha hedef gösterilmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti devleti Pontos Rum Soykırımı konusunda suçludur ve bu suçunu inkar yoluna giderek gizlemeye çalışmaktadır.
Pontos Rum Soykırımının olmadığını ‘ispat’ etmek için resmi tarih yazarlarından ve yeminli Pontoslu Rum düşmanı 19 Mayıs Üniversitesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. İbrahim Tellioğlu tarafından Milliyet gazetesine 19 Mayıs 2019 tarihinde verilen röportaj Mert İnan imzasıyla ’19 Mayıs Fırsatçılığı’ başlığı ile verilmiştir.
Tellioğlu’nun ‘Ulusal kurtuluşumuzun başlangıcı 19 Mayıs 1919’un 100. yılında, Türkiye bu kez de sözde Pontus soykırımı iddiaları ile köşeye sıkıştırılmak isteniyor. Ortodoks Rumların katledildiği tek bir arşiv belgesi bile yok.’ açıklamalarına karşın Tamer Çilingir 1920-1923 yılları arasında TBMM’de yapılan Meclis Gizli Tutanaklarının soykırımın belgesi olduğunu hem kitabında hem de birçok makalesinde dile getirmiştir.
İlginç olan Tellioğlu’nun bu röportajında Tamer Çilingir ile ilgili sarf ettiği sözlerdir. Röportajda imzası olan Mert İnan, Tellioğlu’nun açıklamalarını şöyle aktarıyor:

19 Mayıs Üniversitesi Tarihi Bölümü’nden Prof. Dr. İbrahim Tellioğlu, bu gösterilerin hakkında çeşitli suçlardan yakalama kararı olan firarı Tamer Çilingir tarafından yürütüldüğünü belirterek, “Bu kişi Yunan istihbaratı tarafından kullanılıyor. Çilingir sürekli olarak Almanya, Hollanda, İsviçre, Fransa  arasında mekik dokuyarak Türkiye düşmanlığı yapıyor. Yunanistan’daki PKK   sözcüleri ve Pontusçu örgütler 19 Mayıs için ortak hareket ettiklerini açıkladılar. Pontusçular, ilk etapta soykırımın tanınmasını ve Türkiye’den tazminat talebinde bulunmak istiyor. Fanatik milliyetçilerin hayali Karadeniz’de yeniden Pontus devleti kurulması
İbrahim Tellioğlu da kontrgerillanın tetikçiliğine soyunmuştur. Nasılsa 100 yıl önce soykırımına uğrayan 353 bin Pontoslu Rum’un hesabını kimse sormamıştır. Bir Pontoslu Rum’un hesabı mı sorulacaktır?

İstanbul Belediye Başkanlığı seçim sürecinde AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nurettin Canikli 4 Haziran 2019 tarihinde Giresun’da yaptığı bir konuşmada ‘’Topal Osman Ağa’nın Kurtuluş Savaşı döneminde Pontuslulara karşı, bu bölgeyi Pontuslulaştırmak isteyenlere karşı verdiği mücadelenin benzerini şu anda yine biz torunları tarafından verilmesiyle karşı karşıyayız. Daha doğrusu böyle bir yükle, böyle bir sorumlulukla karşı karşıyayız. O zaman Topal Osman Ağa hangi amaçla kime karşı bu mücadeleyi vermişse şimdi de aynı hain projeyi hayata geçirmek isteyenlere karşı o projeyi inşallah biz akamete uğratmak için Giresunlular olarak bu çalışmayı sürdüreceğiz” diyerek 100 yıllık devlet geleneğinin Topal Osman’ın yaptığı gibi çetecilik olduğunu yüksek perdeden bir tehdit olarak dile getirmiştir.
Bir gün sonra da bu kez CHP’nin İstanbul Belediye Başkan adayı Giresun’da Topal Osman’a bağlılığını ifade etmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti devleti tüm kurumlarıyla 100 yıldır Pontos konusunda güçlü reflekslere sahiptir ve bunu bu tarih boyunca da birçok kez ortaya koymuştur.

Amerika’da kurulmuş olan ve kontrgerillanın talimatıyla Türkiye’deki  muhalifleri hakkında sayfa sayfa yazılar, fotoğraflar yayınlayan Türkish-American Security Foundation (TASFO) da bir yıldır Tamer Çilingir’i hedef göstermeye devam ediyor.

Tamer Çilingir bu devlet gerçeği karşısında hem Pontos Rum Soykırımı’nın tanınması hem de yüz yıllık bu adaletsizliğin bitirilmesi adına yapılması gerekenleri dillendirdikçe, tehditlerin yanı sıra hakkında ortaya atılan karalama ve garip iddialar ile düşünceleri değersizleştirilmeye çalışılmaktadır.
Bunlardan en önemlisi de kendisinin Yunanistan devleti ajanı olduğu, AB ve Yunanistan’daki fonlardan geçindiğidir.
Birincisi ne Avrupa Birliği ne de Yunanistan devleti Pontos meselesinde duyarlıdır. İkincisi Tamer Çilingir yaşadığı ülkede 10 yıldır işçidir, Pontosla ilgili yaptığı tüm çalışmaları da kendi kıt olanaklarıyla yapmaktadır. Değil AB, Yunanistan bu konuya ilişkin maddi olarak tek bir kişiden tek bir kuruş almamıştır aksini de hiç kimse iddia ve ispat edemez.

Tamer Çilingir Pontoslu aydın bir Rum’dur.
Hedef haline getirilmesinin sebebi de Türkiye Cumhuriyeti’nin özellikle kuruluşunun meşru olmadığının ve kurtuluş savaşı adı verilen savaşın yalan olduğunu belgelemesidir.
Devletin tüm kurumları tarafından adım adım ikinci bir Hrant Dink cinayeti planlanmaktadır.
Soykırım karşıtı, insan hakları savunucu tüm kesimlere bu konuda duyarlılık içinde olunması çağrısı yapıyoruz.

Mavri Thalassa

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.