Mavri Thalassa

SAMSUN’DAN ARTVİN’E 1869 SALNAMESİNDE PONTOS VE LAZİSTAN

Tamer Çilingir

Vilayet Salnameleri Osmanlı İmparatorluğu Valiliklerinin yayımladıkları resmi il yıllıklarıdır. Samsun, Ordu, Giresun, Tokat, Amasya, Trabzon, Gümüşhane, Rize ve Artvin illerini kapsayan Trabzon Vilayet Salnameleri 1869-1904 yılları arasında 22 kez yayınlanmıştır. Coğrafi, toplumsal, ekonomik ve kültürel bilgilerin yanış ıra nüfusa dair resmi sayılar da içermektedirler.  1993 yılında Kudret Emiroğlu’nun Latin alfabesiyle düzenlediği salnameler Trabzon İli ve İlçeleri Eğitim, Kültür ve Sosyal Yardımlaşma Vakfı tarafından yayınlanmıştır.

1869 yılında yayınlanan ilk salname, ileriki yıllarda yayınlanan salnamelerle kıyaslandığında çok az bilgi içeriyor. Ayrıca bu çalışmada salnamenin içinde yer alan tüm konulara yer verilmemiştir. İlk 22 sayfada yer alan bölümde Müslümanların dini bayramlarının tarihleri ve Ermeni, Rum ve Katoliklerin yortu günleri ve tarih içindeki önemli tarihlerin listelediği bölüm bu çalışmaya alınmamıştır. Yine tüm sancaklardaki asker, memur yöneticilerinin isimleri, sayıları vb. ilgili bölümlerde bu çalışmada yer almamıştır.

1904’e kadar ki diğer salnameleri de yazı dizisi olarak sırasıyla yayınlamaya çalışacağız.

 

1869 yılında Trabzon Vilayetinin idari yapı

Trabzon Vilayeti 4 sancaktan oluşur: Trabzon Sancağı, Canik Sancağı, Lazistan Sancağı, Gümüşhane Sancağı.

Trabzon Vilayet Valisi Vezir Esad Muhlis Paşa 

TRABZON SANCAĞI
Kaza ve Nahiyeler:
Nefs-i Trabzon Şehri
Vakf-i Kebir Nahiyesi
Akçabaat Nahiyesi
Vakf-i Sagir Nahiyesi
Maçka Nahiyesi
Rize Kazası
Kura-i Seba Nahiyesi
Of Kazası
Sürmene Nahiyesi
Tirebolu Kazası
Görele Nahiyesi
Maa (birlikte) Nahiye-i Kurık Giresun Kazası
Keşap Nahiyesi
Akköy Kazası
Bucak Kazası
Perşembe Nahiyesi
Maa Ulubey Hapsemane Nahiyesi
Aybastı Nahiyesi

CANİK SANCAĞI
Maa Maden-i Kabi Samsun Kazası
Kavak Nahiyesi
Bafra Kazası
Alaçam Nahiyesi
Çarşamba Kazası
Terme Nahiyesi
Ünye Kazası
Fatsa Nahiyesi
Bolaman Nahiyesi
Karakuş Nahiyesi
Niksar Nahiyesi

LAZİSTAN SANCAĞI
Batum Kazası
Çürüksu Nahiyesi
Acara-i Sufla Nahiyesi
Acara-i Ulya Nahiyesi
Livana Kazası
Maçahel Nahiyesi
Arhavi Kazası
Hopa Nahiyesi
Gönye Nahiyesi
Atina Nahiyesi
Hemşin Nahiyesi

GÜMÜŞHANE SANCAĞI
Gümüşhane Kazası
Yağmurdere
Kovana Nahiyesi
Torul Kazası
Kürtün Nahiyesi
Maa Şiran Kelkit Kazası

 

Trabzon Vilayeti Salnamesi 1869 Cilt 1

 

SANCAKLARDAKİ CAMİ, KİLİSE VE OKULLAR

TABZON SANCAĞI

 

 

 

CANİK SANCAĞI

 

 

LAZİSTAN SANCAĞI

 

GÜMÜŞHANE SANCAĞI

 

 

GENEL TRABZON VİLAYETİ

 

1869 TRABZON VİLAYETİNDE BULUNAN HRİSTİYAN DİNİ GÖREVLİLER
Trabzon Metropolitliği: Rum Metropoliti Kostandinos Efendi (1870 Salnamesinde Kostandisyos diye yazılmış)
Trabzon ve Mülhekatı Ermeni Pispokosu Mesrob Efendi
Trabzon ve Mülhekatı Katolik Pispokosu Ohannes Efendi
Canik ve Mülhekatı Rum Metropoliti Seferinos Efendi (1870 Salnamesinde Seferonis diye yazılmış)
Gümüşhane ve Mülhekatı Rum Metropoliti Piravasyus Efendi

 

KONSOLOSLUKLAR
Rus Konsolosu Mösyö Maşnin
Belçika Konsolosu Mösyö Ropol
İran Karperdazı Ali Ekbey Bey (1870 Salnamesinde Ali Ekber Han olarak geçiyor)
İngiltere Konsolosu Mösyö Palgraf
Fransa Konsolosu Mösyö Derşe
Avusturya Macaristan İmparatorluğu ve Kralı Konsolosu Mösyö Martiret
Müttefik Almanya-i Şimali Mösyö Budmer
İtalya Konsolosu Mösyö Dogresti

 

 

1869 TRABZON VİLAYETİ VAPUR SEFERLERİ

Fevaid-i Osmaniye Şirketi (Osmanlı’da deniz taşımacılığı yapan ilk şirketlerden biridir) vapurları her Çarşamba günü İstanbul’dan hareketle Ereğli, Amasra, İnebolu, Sinop, Samsun, Ünye, Ordu ve Giresun’a uğrayarak Pazar günü Trabzon limanına ulaşır. Daha sonra Rize iskelesine uğrayıp Batum’a ulaşan vapur Çarşamba sabahı tekrar Trabzon limanına uğrayarak İstanbul’a yol alır.

Rusya vapurları her Cumartesi İstanbul’dan hareketle İnebolu, Samsun, ordu ve Giresun iskelelerine uğradıktan sonra Salı günü Trabzon’a ulaşır. Ertesi günü Batum’a gidip dönerek aynı iskelelere uğrayarak İstanbul’a gider.

Fransız vapurları Pazartesi günleri İstanbul’dan hareketle İnebolu, Samsun, Ordu ve Giresun’a uğrayarak Perşembe günü Trabzon’ varırlar. Her Cumartesi Trabzon’dan hareketle, aynı iskelelere uğrayarak İstanbul’a gider.

Avusturya  vapurları her Cuma İstanbul’dan hareketle İnebolu, Sinop, Samsun, Ordu, Giresun ve Tirebolu iskelelerine uğrayıp Pazartesi günü Trabzon’a ulaşır. Perşembe günü Trabzon’dan, aynı iskelelere uğrayarak İstanbul’a gider.

Bu yıllarda İstanbul Trabzon arasındaki vapur yolculukların ortalama 3 gün sürdüğünü ve haftanın bir günü iki sefer olmak üzere üç günü, dört seferin olduğunu görüyoruz. Aynı şekilde haftanın 3 günü vapurla Batum’a da gidilebildiği anlaşılıyor.

 

MADENLER
Trabzon Sancağı:
Tirebolu’da Sim Madeni işletilmektedir. Madenlerden çıkan ham cevherlerin kalitelisi Avrupa’ya gönderilmektedir. Bir kısmı da imal ettirilerek Rumeli’ye gönderilmektedir.
Giresun Kazasına bağlı Akköy Nahiyesi ile Bucak kazasında demir madeni imal edilmektedir.
Rize kazasında yağlı taş denilen bir nevi maden çıkarılıp lazut ve fasulye tarlalarına mahsulün daha iyi olması için serpilmektedir.
Yine kirece benzer bir nevi taş Batum tarafına götürülerek satılır.
Yomra nahiyesinde Trabzon’a 4 saat mesafede bir adet kurşun madeni vardır. Ve bir seneden beri imalat yapılmaktadır.
Ayrıca Bucak kazasında Çağnas ve Sağırlı çevresinde kasabaya 5 saat mesafede bir bakır madeni bulunmuştur.

Canik Sancağı
(
Salnamede bu konuda bir bilgi yok.)

Lazistan Sancağı:
Livana kazasına 15 saat mesafede Ercivan ve Loncor dağlarında demir madenleri var ise de masraflı olduğu için imalat yapılamamaktadır.

Gümüşhane Sancağı:
Gümüşhane’de pek çok maden vardır. Bunların çoğunluğu sim madenidir.
Torul kazasında Korum, Karfur Dağı, Tepebaşı ve Zigana’da madeni cevher bulunmasına rağmen. Çok fazla gelir elde edilememektedir.
Kürtün’de 3 adet maden vardır.
Kelkit kazasının hükümet merkezi olan Çiftlik kasabına olan 3 saatlik mesafede kurşun madeni olup 200-300 batman kadar kurşun çıkarılmakta bu da Bayburt ve Erzurum tarafına satılmaktadır.

 

MAMULAT VE MENSUCAT
Trabzon Sancağı
Trabzon’da keten imal edilip Halep tarafına satılır. Ayrıca kuyumculuk ve bakırcılık sanatları var ise de bunlar yerelde satılmaktadır.
Tirebolu kazasında kayık ve sandal inşaatı yapılır.
Bu kazada çimşir ağacından kaşıklar; gürgen, kestane ve kızıl ağaçlardan tekne, çanak ve kepçe imal edilir. Kaşıklar Erzurum ve Erzincan”a; çanak, kepçe ve teknekler İstanbul ile İskenderiye ve Trablusgarp şehirlerine götürülüp satılır.
Görele nahiyesinde tüfenk çakmağı ve karakulak denilen bıçak yapılmakta, civar kazalarda satılmaktadır.
Giresun kazasında bakırcılık ve kuyumculuk sanatları olup imal edilen ürünler Osmanlı’nın çeşitli şehirlerinde satılır.
Kura-i Seba nahiyesinin bazı köylerinde yılda tahminen 500 top kadar kaba keten bezi imal edilip civar nahiyelere satılmaktadır.
Rize kazasında yılda tahminen 20 bin top miktarı gömleklik ince ve gayet beyaz keten bezi imal edilip Erzurum, Bağdat, Arabistan ve İstanbul’a satılmaktadır.
Of kazasında bir miktar kara keten bez ve siyah şal diye tabir edilen kumaş imal edilip Erzurum ve Malatya taraflarına satılmaktadır.

Canik Sancağı
Samsun kazasında kuyumculuk ve bakırcılık sanatları yapılır ve kaza içerisinde satılır.
Terme nahiyesinde kestane ve gürgen ağaçlarında tekne, tabak vb eşyalar imal edilip, İstanbul’a yollanır.
Çarşamba kazasında kestane ve gürgen ağacında tekne, kavata ve tabak; kamıştan hasır ve kendirden çuval imal edilir. Ayrıca çerakise tüfenkçileri altı defa patlar tabanca ve kama imal ederler. Bu ürünler Samsun ve çevresinde satılır.

Lazistan Sancağı
Batum ve Hopa’da bir nevi siyah aba imal edilir. Ayrıca bakırcılık ve kuyumculuk sanatları icra edilir. Ürünler yerelde satılır.
Acara-i Sufla nahiyesinde tüfenk ve kama imal edilip yine Lazistan sancağında satılır.
Gönye nahiyesinde topraktan çanak ve çömlek ile tuğla yapılır. Batum ve Livana taraflarına nakledilip satılır. Ayrıca balık ağı imal edilip İstanbul’a satılır.
Atina nahiyesinde ipek imal edilip İstanbul ve Rize’ye satılır.
Arhavi kazasında bakırcılık ve kuyumculuk sanatları icra edilir. Üretilen ürünler kazada satılır.
Kendir üretilir. İstanbul’da satılır.
Dağlarda yetişen sarmaşık denilen bir nevi ot iskemle imalatı için İstanbul’a gönderilir.
Livana kazasında şile adı verilen kırmızı bez ve menuse adı verilen siyahlı alaca bez imal edilip Ardahan ve Kars taraflarına satılır.

Gümüşhane Sancağı
Gümüşhane’de çorap ve ayak yemenisi ve meşin imal edilir.
Kürtün nahiyesinde ise kilim ve küfe imalatı yapılır.

 

ORMANLAR
Trabzon Sancağı
Tirebolu kazası: Çam ve köknardan ibaret ağaç başı adı verilen bir ormanlık alan vardır.  Tersane için bu ormandan kereste sağlanır.
Giresun kazasında Akkakrik denilen üç saat mesafede şeba ormanları vardır ki bu ormanlarda meşe ve köknar çamı ağaçları vardır.
Akköy nahiyesinde beş kıta orman vardır ve bu ormanlar ekseri çam ve doruk diye adlandırılan ağaçlar ara sıra meşe, karaağaç ve eframbul denilen ağaçlardır. Kereste nakli mümkün olmadığı için bu ağaçlardan hiçbir şekilde istifade olunamamaktadır.
Kura-i Seba nahiyesinde 6 kıta orman vardır. Bu ormanlarda çam, pelit, kızılağaç ve gürgen ağaçlarından oluşur.
Of kazasında üç büyük orman bulunmaktadır. Yarım, haldizen ve büyük harman ormanları. Bu ormanlar karaağaç ve köknar ağaçlarından oluşmaktadır.
Aybastı nahiyesinde baş altı adet orman olup bu ormanlarda yalnızca gürgen ağaçları vardır.  Nakil uygun olmadığı için bu ormanlardan da yararlanılamamaktadır.

Canik Sancağı
Nefs-i Samsun kazasında 7 adet orman olup bu ormanlarda meşe ve gürgen ağaçları vardır. Memleketin birçok yerine nakledilir.
Ünye kazasında 4 adet orman olup Eşçar ağaçlarından oluşur.
Fatsa nahiyesinde 4 adet orman olmasına rağmen buradan da mevkileri uygun olmadığı için kereste çıkarılamaz.
Karakuş nahiyesinde Eksitepe dağından Yalın yaylasına kadar bir orman vardır. Bu ormandan da istifade edilememektedir.
Çarşamba kazasında 7 kıta orman olup bu ormanlardan kesilen ağaçlar tersane ve Tophane-i Amire’ye nakledilir.
Kavak nahiyesinde gürgen ve meşe ağaçlarından oluşan orman vardır. Buradan çıkan keresteler Samsun”a gönderilir.
Terme nahiyesinde Gölardı ve Gürgen dağı ve Karaboğaz civarında üç kıta orman vardır. Bunlar meşe, karaağaç, çınar ve gürgen ağaçlarından oluşmaktadır.  Karaağaç kerestesi ve bazen gürgen kerestesi tersane ve Ünye taraflarına gönderilir.
Alaçam nahiyesindeki Püskül ormanından çıkan meşe ağaçlarından keresteler İstanbul’a nakledilir.

Lazistan Sancağı
Batum kazasında Çakü ve Batum namında iki adet orman olup bu ormanlarda kestane, kızılağaç ve gürgen ağaçları vardır. Yerel kereste ihtiyaçları bu ormanlardan çıkarılır.
Hopa nahiyesinde ağastı adı verilen bir orman olup komar, gürgen, istriç ve kızılağaç ağaçlarından oluşsa da bu ormanlardan pek fazla yararlanılamamaktadır.
Livana kazasında Evtengü adında bir orman olup mevki araba ve hayvan ulaşımına uygun olmadığı için kereste nakil yapılamaz.
Çürüksü nahiyesinde Orthınal namında bir orman vardır. Kestane, pelit, ardıç, gürgen ve kızılağaçlardan oluşmaktadır. Sınır bölgesi olduğu için buradaki ormanlardan da yararlanılamamaktadır.

Gümüşhane Sancağı
Gümüşhane’de büyük orman olmayıp ahalinin ihtiyacını karşılayacak bazı küçük ormanlar vardır. Bu ormanlar gürgen, çam ve meşe ağaçlarından oluşur.
Kelkit kazasında Kösedağı, Karameşe ve Ayrank isimlerinde üç adet orman vardır. Ve bu ormanlardan çıkarılan keresteler Erzincan ve Bayburt tarafına nakledilir.

 

NEHİRLER
Trabzon Sancağı
Trabzon’a 10 saat mesafede Yerköprü isminde bir bölgeden çıkıp Trabzon şehrine 20 dakika mesafede denize dökülen Değirmenderesi adında bir nehir vardır. Osman Paşa’nın Valiliği zamanında  bu nehirden alınan su ile Trabzon şehrinin çoğu mahallelerinin su ihtiyacı telafi edilmiştir.
Akçabaat nahiyesinde 7 adet nehir olup tümü Karadeniz”e dökülür fakat içlerinde kayık ve sandal yüzdürülemez.
Tirebolu kazasınad Gümüşhane’den yukarıda Kavuk dağından çıkıp Espiye’de Gelevera ve Karahisar-i Şarki’de bulunan Erimez dağından çıkıp yine Espiye’de denize ulaşan Yağlıdere isimlerinde üç adet ırmak var ise de bunların hiçbirinde kayık ve sandal işletilemez.
Bucak kazasında Turna suyu ve Çivil isminde iki adet nehir vardır. Bu nehirlerin bir çeyrek kadar mesafesine kayıkla gidilebilir.
Akköy nahiyesinde Pazar suyu ve Balta ismi verilen iki adet ırmak vardır. Bu ırmaklarda kayıkla seyir ve hareket edilir.
Rize kazasında bulunan ırmaklardan birisi Rize ile Of kazası sınırında cereyan eden Kalopatomas namında ünlü nehir olup Kura-i Seba’dan doğup Rize kasabasına 5 saat mesafede denize dökülür. Bir çeyrek mesafesine kayıkla gidilebilir.
Rize kasabına iki saat mesafede Erik Liman İskelesi’nde ve Argalos deresi tabir edilen bir başka nehir yine Roş deresi diye tabir edilen nehir Karadere taraflarından doğup kasabaya 10 dakika mesafede Roşi mahallesiyle Emin Eldin mahallesi ortasında denize dökülür. Rize’de Medrese deresi olarak da tabir edilir.
Askaros namıyla meşhur bulunan nehir Hemşin semtlerinden doğup kasabaya bir saat bir çeyrek zamanda denize dökülür.
Fetkos deresi kasabaya üç saat mesafede denize dökülür.
Mapavri nahiyesinde Büyük Dere namıyla meşhur Hemşin’de doğup Rize kasabasına dört saat mesafede Pazar deresi ile birleşip denize dökülür.

Canik Sancağı
Samsun kasabasında Mert ırmağı ve Kürtün Irmağı adı verilen iki adet nehir var ise de bunlarda kayıkla gidilemez.
Çarşamba kazasında İskil Irmağı adı verilen bir nehirde 50 kilelikten 500 kileliğe kadar kayıklar yüzdürülür.
Celis Dağlarından doğup Turhal ve Amasya taraflarından cereyan ederek Niksar nahiyesinde bir başka nehirle birleşip Çarşamba kasabasına 4 saat mesafede denize dökülür.
Yine Çarşamba kazasına iki saat mesafede Abdal Irmağı adı verilen Hıdırlı’dan doğup Kurşunlu Çiftliği’nden cereyan ederek Karaboğaz adı verilen bölgede denize dökülür.
Terme nahiyesinde Karakuş dağlarından gelip denize dökülen, içinde 50 kilelikten 500 kileliğe kadar kayıkların yüzebileceği Meriç adı verilen meşhur bir nehir vardır.
Ünye ile Terme nahiyesinin hududunda Akçay adı verilen nehir İfraz dağlarından gelip Kirazlık dağlarında denize dökülür.
Bafra kazasında Kandil Irmağı adında bir nehir olup Sivas tarafından doğan ve Vezirköprü civarından Boyabat tarafından cereyan ederek Gökırmağı ile birleşip Bafra kasabasına 4 saat mesafesi olan aşağı Kürtler bölgesinde denize dökülür.

Lazistan Sancağı
Livana kasabasından cereyan eden Sarısu diye adlandırılan Çoruk Nehri’nin asıl çıkış yeri Bayburt havalisinde olup Oltu ve Şavşat taraflarından Livana’ya kadar birkaç küçük nehirle birleşip Batum’a değin cereyan edip Batum’da denize dökülür.
Batum’dan Livana’ya ya da Livana’dan Batum’a bir buçuk günde kayıklarla gidip gelinir. Hatta ticaret nakli yapılır.
Hemşin nahiyesinden cereyan ile Atina nahiyesinde Ardeşen İskelesi’nde denize dökülen Fırtına deresinde bazı ufak kayıklar işleyebilir.

Gümüşhane Sancağı
Nefs-i Gümüşhane’den doğan Harşit Irmağı Tirebolu kazasında denize dökülür. Bu nehir gayet taşlık olduğundan kayık işletilemez.
Of dağından doğup Torul kazasından cereyan edip bazı küçük nehirlerle birleşerek Tirebolu kazasında denize dökülür.
Tandırlık ve Eşgeli dağlarından doğan Kovans nahiyesinde cereyan eden Seviran ismindeki nehir Tirebolu’da denize dökülür.