Mavri Thalassa

SOKAKTA MAMAMA ‘MAMA’ DİYEMİYORSAM, SOYKIRIMI HALA DEVAM EDİYORDUR

Vasilis Galopoulos

Son okuduğum kitap Takibat, Tehcir ve İmha (Osmanlı İmparatorluğu’nda 1912-1922 yılları arasında Hristiyanlara Yönelik Yaptırımlar) idi… Kitabı sosyolog Prof. Dr. Tessa Hoffman derlemiş. Çevrisini de Suzan Zengin yapmış. Belge Yayınları’ndan çıkan bu kitabın editörü de Sait Çetinoğlu.

Öncelikle gerçekten kapsamlı, çok değerli ve çok anlamlı olan kitabın bendeki etkilerinden bahsetmek istiyorum. İçinde yazanlara tüm vicdanımla inanıyorum. Ve okuduklarımın beni gerçekten çok derin etkilediğini belirtmek istiyorum. Tüm samimiyetimle söylüyorum ki bu olanlar ölene dek zihnimde olacak, anlatılan gerçeklerdeki eylemleri ve yaşanmışlıkları bunları hatırlamadan gerçekleştirebileceğimi / yaşayabileceğimi sanmıyorum artık. Yemek,  içmek, aşık olmak, yaz, kış, Muş…

takibattehcirimha

Bu kitap öncelikle kendine insan diyen herkesin bilmesi gereken gerçeklikleri içeriyor, ardından bugün Türkiye Cumhuriyeti topraklarında ölü olan bu cemaatlerin torunlarına da çok önemli ve büyük bir mesaj veriyor. O zamanlar yapılması gerekip yapılmayan, bugün de hala yapılmamış olan bir şeyin mesajı. O mesajı İncil’den bazı ayetlerle ifade etmek istiyorum: “ Gerçekte çok sayıda üye, ama tek bir beden vardır.” , “Eğer bir üye acı çekerse, bütün üyeler birlikte acı çeker; bir üye yüceltilirse, bütün üyeler birlikte sevinir.” (1. Korintliler 12: 20 ve 26).
Bir olmak. Evet, tek mesele bu aslında. İletişimde olmak, örgütlü olmak, tüm bunları okumak ve okutmak, bilinçli ve birlikte olmak. Devlet ve sistem yalakası çocuklar yerine muhafazakar çocuklar yetiştirmek, buradaki muhafaza edilen şeyler insanın kendi kültürü, dili, gelenek ve görenekleri; yozlaşmamışlığıdır.

Şimdiye kadar çok kişi soykırımlara değindi, fakat hepsi ayrı şekilde. Ve hemen hepsinde duyduğumuz şey şuydu: “Soykırımların çözümlenmesini istiyorsak önce Ermeni soykırımını incelemeliyiz, önce Dersim’i incelemeliyiz”. Önce biz var hepsinde; biz genelinde ben. Bu konuda emek verdiğini düşünen herkes okuyup üzerinde düşünmeli. Elini taşın altına koymanın zamanı çoktan geldi geçiyor. Çünkü soykırımlar hala devam ediyor.

Hepimiz için, eğer ki bu ülkede hala dilini konuşmaktan korkan varsa, kendini yaşamaktan canı pahasına vazgeçenler varsa ve devlet bunları görüyorsa soykırımlar bitmemiş demektir, birileri bana kaç yıllık evimi satmaya çalışıyorsa, ben sokakta mamama “mama” diyemiyorsam, kiliselerim camiye çevriliyorsa soykırım devam ediyordur. Ve bunun getirileri sadece beni, ya da azınlıkları, ya da Kürtleri etkilemez, tüm insanlığı, tüm milleti ve tüm ülkeyi etkiler. Bunun bilincini kazanmanın zamanı artık geldi. Yurtseverleri,  sosyal ve siyasi oluşumları ilgilendiren ve uygulamalarına yön verecek, düşündürecek gerçekler anlatılıyor bu kitapta.