Mavri Thalassa

PONTOS RUM ORTODOKSLARINDA PASKALYA KUTLAMALARI

Sam Topalidis, Pontos’lu yazar (2016)

Çeviren Anna Turpidis

Giriş

Pontos Rum Ortodokslarının hem 1923 öncesi Pontos bölgesindeki (Anadolu’nun Karadeniz’e kıyısı bulunan kuzeydoğu köşesi) hem de 1923 sonrası birçok Pontos Rum’unun yaşadığı Yunanistan’daki Paskalya kutlamalarına dair İngilizce yazılmış kaynaklar bizim gibi yeterli düzeyde Rumca bilmeyen insanlar açısından maalesef ki kısıtlıdır. Bu makale bu konu başlığı altında toplanan farklı kaynaklar ışığında, erişilebilen kısıtlı bilgileri toparlamaktadır. (Not 1)

Anadolu’da (ve tabii Pontos’ta) Hristiyan ve Müslümanların birbirlerinin özel günlerini paylaşması ve yılın belli zamanlarında birbirlerinin ibadethanelerini ziyaret etmesi vurgulanması gereken önemli bir noktadır. Bu durum, topluluklar içerisindeki sosyal kaynaşmanın sürdürülebilmesi için alınan temel aksiyonlardan biriydi. Dini inançlarına bağlı olmalarına rağmen, hurafeler varlıklarını sürdürmekte, ve tıpkı Müslümanlar gibi Hristiyanlar da kötü talihten korunmak ve mucizeyle gelen şifadan faydalanmak için farklı dinlerin azizlerine bağlı kalmaktaydı (Doumanis (2013). (Not 2)

Papadopoulos (1983)

Noel ile kıyaslandığında, Paskalya yortusuna çok daha fazla ihtimam gösterilirdi. Bu görüş Archeion Pontou [Pontos Arşivleri] ve Pontiaki Estia [Pontos’un Kalbi] dergilerinde Noel hakkında yazılanlar ve Papadopoulos’un (1983) Pontos Rumlarıyla yaptığı görüşmeler ile kendisinin Paskalya’yla alakalı bulduğu kaynakların karşılaştırılmasına dayanmaktadır (Not 3).

Yurt dışında yaşayan veya okumaya giden Pontos Rumları Paskalya için memleketlerine geri dönerdi. Rum Ortodoks kilisesinde Temiz pazartesi [ÇN 1] günü başlayan Paskalya orucunda Paskalya bayramından 1 hafta öncesine takabül eden Dallar Pazarı [ÇN 2] gününe kadar 40 gün oruç tutulurdu (Not 4). 3 gün katı oruçtan sonra, Pontos Rumları kiliselere gider ve o gün oruç tutmazdı. Bu Pontos Rum geleneğine “aethodorizo” denirdi. Oruç boyunca Çarşamba ve Cuma günleri özel bir oruç tutulurdu.

Çocuklara “koukara”nın, yani üzerine 7 kuş tüyü takılarak tavana asılan haşlanmış patates veya yumurtanın, onları izlediği söylenirdi. Çocuklar oruç boyunca yememeleri gereken bir şeyi yedikleri takdirde başlarına kötü bir şey geleceğine inandırılırlardı. “Koukara” aynı zamanda takvim olarak kullanılırdı. Her geçen hafta için bir tüyü koparılırdı. Dallar pazarı gününde 5 ila 15 yaş arası çocuklar kiliseden aldıkları küçük hurma dallarıyla birlikte ilahiler söylerek evlerine giderdi. Pontos Rumları bu çocuklara yumurtalar, “kerkele” (koulouria – Rum bisküvisi), şekerler, para ve başka eşyalar verirdi.

Pontos’ta Kutsal Paskalya haftasında kadınlar evlerini ve yerel kiliseyi temizlerdi. Kutsal Cuma [ÇN 3] günü genç kızlar yas elbiseleri içinde kiliseye gider Epitafyus [ÇN 4] yabani çiçeklerle süslerdi. Paskalya Pazarı’nda giyilecek yeni elbiseler hazırlanırdı. Paskalya Pazar’ında kilisede, papaz “Hristos Anesti” (İsa göğe yükseldi) dediğinde cemaat neşelenir ve tüfekle veya silahlarla havaya ateş edilirdi. Kutlamalar kilisede kemençe (pontik lyra) çalınmasıyla başlardı. Çok uzun sürecek ve evlerde de devam edecek olan dansı birçok köyde papaz başlatırdı. Farklı renklerle boyanan (kırmızı en popüler renkti) haşlanmış yumurtalar tokuşturma “tsougrisma” geleneği için kullanılırdı. Yumurtası kırılmayan insan tüm kırılan yumurtaları ödül olarak toplardı. Kilisedeki ayinden sonra evlere dağılan cemaat Paskalya mumlarını yakardı.

Bir Rum geleneği olan şiş deve yemeği Pontus Rumları tarafından yapılmazdı. Orucun bitişiyle birlikte Paskalya yemeğinin ana gıdası et veya balık olurdu. Etle pişirilen yemeklerde deve olması bir zorunluluk değildi.

Resim 1. Pontos – Kuzeydoğu Türkiye, (King 2004, p. xvii)

Megas (1958)

Hristiyan Rumlar’ında Kutsal Cuma’dan önceki Çarşamba günü inananların kutsal yağ sürünmesine [ÇN 5] adanmıştı. Kilisedeki ayinden sonra papaz cemaatin her bir üyesinin alnına yanaklarına ve ellerine kutsal yağ sürerdi. Bazı bölgelerde, Pontos’ta olduğu gibi, kutsal yağla bulanan objelerin mistik bir güç kazandığına inanılırdı. Pontos’ta Kotyora bölgesinde (Ordu), Karadeniz kıyısında (Samsun ve Trabzon arasında) papaz kutsal haftanın Çarşamba günü Rum Ortodokslarının evlerinde özel kutsanma seremonileri gerçekleştirmek üzere köy köy gezerdi. Pontos Rum aileler papaz için her zaman çiğ yumurta, tuz ve un bulundurdu. Erzaklar papaz tarafından yağlanır ve Kutsal Perşembe günü [ÇN 3] bir sepet içerisinde üzeri kumaşla örtülü bir miktar kırmızı boyalı Paskalya yumurtasıyla birlikte kiliseye götürülürdü.

Pontos’un Sinop bölgesinde Kutsal Perşembe günü, evdeki her bir kişi için birer tane, Bakire Meryem için de ilave bir tane olmak üzere, haşlanan yumurtaları boyamak adettendi. Akşam yumurtalar küçük bir kutuya konur ve kiliseye kutsanması için götürülürdü. Kutu ya sunakta ya da episkoposun tahtında [ÇN 6] kutsanır ve diriliş gününe kadar muhafaza edilirdi.

Rizou Kasabası, Kuzey Yunanistan’daki görüşmeler

Oruca “Sarakosti” (40 gün oruç) denirdi. Pontos’ta Temiz Pazartesi gününden önceki gece, çocuklar büyüklerinin ellerini ve kardeşlerini öperdi. Temiz Pazartesi günü, inananlar kilisede İlahi Litürji [ÇN 7] için buluşur, ve 40 gün tutmuş olanları insanları ziyaret ederdi. Orucun ilk 3 günü su dahil hiçbir şey yenip içilmezdi. (Not 5 ve http://dim-rizou.pel.sch.gr/ergasies/mnhmes/6.htm#7).

Her cuma insanlar kilise ayinine katılırdı. Paskalya’dan önceki son Cumartesi (Aziz Lazarus günü) kadınlar “kerkele” (koulouria) yapardı ve takip eden Pazar günü ilahiler söyleyen çocuklara beyaz yumurtalarla birlikte “kerkele” verirlerdi.

Kutsal hafta boyunca hiçbir iş (toprakta) yapılmazdı. Haftanın her günü insanlar kiliseye gelirdi. Kutsal Perşembe günü ekmek ve tsourekia (bir veya daha fazla boyanmış haşlanmış yumurtayla beraber verilen tatlı bir Rum Paskalya çöreği) pişirir ve yumurtalarını boyarlardı. Akşam kiliseye gider, 12 İncil’e katılırlardı [ÇN 8]. Kutsandıktan sonra yıl boyunca kendilerine iyi şans getireceklerine inandıkları 12 tane objeyi kiliseye getirirlerdi. Kutsal Cuma günü, kiliseye gelir epitafyusun altından geçilir, Kutsal paydaşlık gerçekleştirilir ve sabaha karşı 3’te çorba içilirdi. Paskalya Cumartesisi günü deve, tavuk veya horoz kurban eder ve Paskalya Pazar’ı için hazırlanmaya başlarlardı. Ebeveynler çocuklar için hediyeler hazırlardı.

Paskalya Pazar’ı insanlar bütün gece uyanık kalırlardı. Gece 2’den sonra, ilk horoz ötüşüyle birlikte, kilisenin çanı çalardı. (Anadolu’da kilise çanlarına 1856’dan sonra izin verildi, ancak sadece çoğunluğun Hristiyan olduğu köylerde çalınabiliyordu (Fotiadis 2001).) Köydeki Hristiyanlar saat sabah 4’ten sonra yapılacak İlahi Litürji için kiliselere giderdi. Bazıları ayinin sonuna kadar kalır, bazısı erkenden evine dönerdi. Sabahleyin, kiliseden ayrılır ayrılmaz insanlar evlerine gider, öğlene kadar kalkmayacak bir sofra kurarlardı.

Öğleden önce Rum Hristiyanlar diğer köylülerle yumurta tokuşturmak için evlerden ayrılırdı. 3-4 kişilik gruplar halinde yaşlılar evleri ziyaret ederdi, kemençeli şarkılar, danslar ve boyalı yumurtaların tokuşturulması onlara eşlik ederdi, ziyaret edilen ev sahibine alkollü içecekler ikram edilirdi. Öğlen insanlar yeniden kilisede toplanırdı. Ayinden sonra köy meydanında veya köy okulunun bahçesinde toplanılır, tulum eşliğinde tüm gece dans edilir, orucun bitişi kutlanırdı (Not 6). Çocuklar kırmızıya boyalı yumurtaları bayır aşağı yuvarlamak gibi oyunlar oynardı. Yumurtası kırılmadan kalan çocuk, kırık yumurtaları ödül olarak alırdı.

Avdikos (2014)

Bugün, Paskalya’dan sonraki ilk Pazar günü (Aziz Thomas Pazarı) yapılan bir Pontus Rum geleneği bazı nesiller tarafında Yunanistan’da sürdürülüyor. Aziz Thomas gününde insanlar mezarlıklara gidiyor ve kaybettikleri sevdiklerini onurlandırmak için mezarları başında yemek yiyorlar. (bkz: http://en.protothema.gr/pontic-graveyard-picnic-for-st-thomas-photos-video/ ).

Avdikos (2014) Rusya/Kafkasya’da 20.yy’ın ilk yarısında, hatta Stalin döneminde bile bu geleneğin varlığına rastlamıştır. Pontus Rumları, “sa tafia” dedikleri bu günü atalarının mezarlarını ziyaret etmeye, mezar başında yemek ve şaraptan oluşan bir sofra geleneğiyle onları anmaya adamışlardır. Bu gelenek Pontos’tan getirilmiştir ve Paskalya’nın çok önemli bir parçasıdır.

Notlar

Not 1: Bu çalışma, Varvaunis ve Triperina’nın (2015) çalışmasının İngilizce çevirisi olmaması itibariyle dezavantajlı bir konumdadır. Yunanca okuyabilenler için bu referansı öneririm.

Not 2: Doumanis (2013) Kentrou Mikrasiatikon Spoudon (KMS) [Centre for Asia Minor Studies] tarafından kaydedilmiş olan, Pontos’un Zilmera köyünden gelen Sofia Lapazidou ile olan bir görüşmeyi tercüme etti. Tercüme edilen görüşmenin bir kısmında şöyle deniyordu:

“Türklerle ilgili bir şikayetimiz yoktu. Kadınlarımızı rahatsız eden ya da bize karşı sarf edilen hiçbir kötü kelime duymazdık. … Özel günleri beraber kutlardık. … Onları kiliselerimize davet ederdik, mum yakarlardı. “

Sofia Lapazidou’nun görüşmesini (1959’da kaydedildi) KMS’yi ziyaret ettiğimde dinlemiş fakat çevirme şansını bulamamıştım. Doumanis’e (2013) çevirisi için müteşekkirim. Zilmera anne tarafından akrabalarımın yaşadığı, Trabzon’un 10 km güney batısındaki bir köy. (Resim 1) köyde ismi bilinmeyen bir Hristiyan kilisesi bulunmakta.

Not 3: Papadopoulos’un (1983) Pontos’ta Rum Ortodoks Paskalya gelenekleri ile alakalı 2 kaynağı Fotiades (1978) ve Tanimanides (1983) idi. Diğer kaynakları bilinmemekte.

Not 4: et, yumurta, süt ürünleri, yağ ve şarap tüketimi oruç boyunca Ortodoks Hristiyanlarına yasaklanmıştır. Paskalya’nın Kutsal haftası boyunca daha farklı bir oruç tutulur. Andreadis (2007) oruç boyunca evliliklerin yapılmamasının Rum Ortodokslarında adet olduğunu söyler.

Not 5: 1997’de Odesa’nın 15 km kuzey batısında, kuzey Yunanistan’daki Rizou köyünde ilkokul altıncı sınıfa giden bir çocuk Pontos’tan gelen aile büyüklerinden kalan anıları kaydetti, anılar arasında Paskalya geleneklerine dair hatırladıkları da vardı. Bu anıların Pontos’un hangi bölgesinden olduğu bilinmiyor.

Not 6: Tulum kalabalık toplanmalarda tercih edilen bir enstrümandı, sesi kemençeden daha gürdü.

Teşekkür

Yazar her zaman bol soru soran arkadaşı Russell McCaski’ye makalenin taslak aşamasında yaptığı katkılardan dolayı çok teşekkür ederim.

Çevirenin notları:

ÇN 1: Paskalya orucunun başladığı gündür. Günahlardan uzaklaşmak, günahları savmakla özdeşleştirilen bir gün olduğu için temiz pazartesi adını almıştır. Örneğin Yunanistan’da o güne özel yemekler yenir, uçurtmalar uçurulur.

ÇN 2: Dallar Pazarı, İsa’nın eşek üstünde Kudüs’e girdiği gündür. Tevrat’ta geçen bir peygamberlik tasviridir. Halkı kurtaracak olan Mesih geldiğinde, Mesih’in Kudüs’e eşek üzerinde gireceği ve halkın Mesih’in yoluna dallar ve giysiler atarak O’nu karşılayacağı anlatılmaktadır. Paskalya’dan tam bir hafta öncesidir.

ÇN 3: Kutsal Perşembe ve Kutsal Cuma Kutsal haftanın günlerindendir. İsa’nın teslimi, yargılanışı, İsa’ya işkence edilişi, haça gerilmesi gibi olayların yer aldığı İsa’nın son günleri Kutsal haftada anılır. Her günün ayrı anlamı olmakla beraber, her gün çeşitli ayinler yapılmaktadır. Bu haftada çok katı bir oruç tutulmaktadır.

ÇN 4: İsa’nın mezarını tasfir eden dörtgen kumaştır. İsa uzanmış şekilde, etrafında Meryem ve havarilerin yer aldığı bir ikonadır. İsa’nın mezarıymış gibi hürmet edilir.

ÇN 5: Kutsal haftada ve bazı durumlarda (Ör: hastalık) yapılır. Öncelikle bir ayinle yağ kutsanır ve kutsal yağ, inananlara sürülür.

ÇN 6: Teolojik açıdan İsa’nın tahtıdır, onun temsilcisi olarak Episkopos yer alır.

ÇN 7: İlahi litürji, Kutsal litürji, kutsal ayin veya İlahi komünyon denir. Ayin esnasında ekmek ve şarap İsanın bedeni sembolize eder.

ÇN 8: Dodeka Evanggelia, İncil’den 12 bölüm okunur. Genellikle kilisede 12 mum olur, her bir parça okundukça bir mum söndürülür.

Kaynakça

Andreadis, G 2007, ‘Faith unseen: the crypto-christians of Pontus, part 1’, Road to Emmaus, vol. viii, no. 4, pp. 2–53. 

Avdikos, EG 2014, ‘From being Romaioi to becoming Greek: “Russopontian” stories of their own long journey’, in Narratives Across Space and Time: Transmissions and Adaptations, (Proceedings of the 15th Congress of the International Society for Folk Narrative Research, June 21–7, 2009 Athens), vol. A, pp. 37–54, Athens. 

Doumanis, N 2013, Before the nation: muslim-christian coexistence and its destruction in late-Ottoman Anatolia, Oxford University Press, Oxford, UK. 

Fotiades G 1978, ‘About the Easter customs of Pontos’ (in Greek), Pontiaki Estia, vol. 21, pp. 174–6. 

Fotiadis, K 2001, The forced Islamization in Asia Minor and the cryptochristians of the Pontos (in Greek), Kiriakidis Bros, Thessaloniki, Greece. 

King, C 2004, The Black Sea: a history, Oxford University Press, Oxford, UK.

Megas, GA 1958, Greek calendar customs, Press and Information Department of the Greek Prime Minister’s Office, Athens. 

Papadopoulos, S 1983, Events and cultural characteristics regarding the Pontian-Greeks and their descendants, PhD thesis, School of Education, Health, Nursing and Arts Professions, New York University, New York. 

Tanimanides, PG 1983, ‘Easter customs’ (in Greek), Pontiaki Estia, vol. 49, pp. 88–90. 

Varvounis, MG & Triperina, M 2015, Customs and rituals of the year in folk tradition of Pontos (middle 19th century – 1922), (in Greek), Archeion Pontou, [Archives of Pontos], supplement no. 35, Epitropi Pontiakon Meleton [Committee for Pontic Studies], Athens.